Kadın ve Yaşam Hakkında

Kadınlar için yaşamı kolaylaştıran püf noktalar

Bebeginiz ve Ates

Kadınca on Mart-14-09

Çocuğunuz kendini iyi hissetmiyor; üşüyor ve titriyorsa ve alnı sıcaksa ateşi var demektir. Ateşinin yüksek olması, hastalığının ağır olduğunu göstermez. Aynı şekilde, hafif ya da normal ateşinin olması bebeğinizin hasta olmadığı anlamına gelmez. Bebeğin normal vücut sıcaklığı 36-37.5 °C arasındadır. 38 °C ve daha yüksek bir ateş hastalık belirtisi olabilir.

Bebeğinizin Ateşini Nasıl Ölçmelisiniz?
Alnına elinizle veya dudağınızla dokunarak ateşi olup olmadığını anlayabilirsiniz. Yine de bundan daha emin olmak için bir termometre kullanmanızda fayda var. Dereceleri kolay okunabilen bir civalı termometre, kullanımı kolay ve güvenli olan sayısal termometre ya da sıcaklık gösteren şeritleriyle ısıya duyarlı olan şerit termometre kullanabilirsiniz. Ateşini ölçerken termometreyi koltuk altına koymanız en kolay ve en güvenilir sonuç veren bir yöntemdir. Cıva zehirli bir madde olduğu için cıvalı termometreyi bebeğinizin ağzına yerleştirip ateşini ölçmeniz hiç güvenli değildir.

Bebeğinizin ateşini ölçerken;

Dereceyi sıkıca tutup sallayın ki, Devamını Oku »

Ultrason Nedir?

Kadınca on Mart-12-09

Ultrason nedir?

Ultrason görüntülemesi, organları, yumuşak dokuyu, ve kan akımını incelemek için yaygın olarak kullanılan ve maliyet etkinliği olan bir diagnostik görüntüleme yöntemidir. Hastanın cildine tutulan bir transdüserden vücuda gönderilen yüksek frekans ses dalgalarıyla çalışmaktadır. Bu transdüser dokudan ve kandan bir yankı olarak gönderilen ses dalgalarını da almaktadır. Bu yankılar ultrason makinesi tarafından, hastanın yanındaki bir monitörde görülebilen real-time görüntülere çevrilmektedir.

Görüntü kalitesini iyileştirmek için, transdüserin yerleştirildiği deriye zararsız, kokusuz, ve suda çözünen bir jel uygulanmaktadır. Bu serinlik ve nem hissi verebilir ama inceleme sonunda jel tamamiyle silinmektedir.

Ultrason incelemesi için, hastaların genellikle bir hastane yatağına veya inceleme masasına uzanmaları istenir. Prosedür boyunca, transdüserden hafif bir basınç ve titreşim hissetmek normaldir. Bu kesinlikle acısızdır. Oda ışıkları bazen parlamayı azaltmak ve ekranda görüntüleri daha iyi Devamını Oku »

Yenidoğanlar ve uyku

Doğum olayı sona erip, sıra hastaneden eve dönmeye geldi mi, anne-babaların çoğu bebeklerinin evde nasıl uyuyacağını merak etmeye başlarlar. Şunu bilmelisiniz ki, yenidoğanlar, kendilerini rahatsız edebilecek ses ve ışık uyaranlarını etkisiz kılacak bir doğal yetiye sahiptirler. Bu yetenek, kısa sürede alışkanlığa dönüşecektir.

Biz hekimler, bir takım basit testlerle, bebeklerin bu yeteneklerini tespit ederiz. Örneğin, uyuyan bebeğin gözlerine fenerle kuvvetli bir ışık tutulması onun bir takım hareketler yapmasına neden olur. Aynı ışığı, kısa aralıklarla bir kaç kez daha tutalım, dördüncü, beşinci seferde artık bebeğin ışığa hiç tepki göstermeyip mışıl mışıl uyuduğunu görürüz. Benzer test, bir minik çan kullanılarak bebeğin sese tepkisi sırasında da yapılabilir. Örnekteki bebek, uykusunu koruyacak bir takım doğal yollar geliştirmiştir.

Oysa kimi bebeklerin sinir sistemleri, muhtemelen doğum stresinin de etkisiyle Devamını Oku »

İkinci 3 aylık dönemde rahmin genişliğindeki hızlı artışı fark edebilirsiniz, rahim büyürken karın boşluğundaki diğer organlarınız normal yerlerinden biraz uzaklaşacaklardır. Böylece organları yerlerinde tutan kas ve liflerde aşırı gerilme olacaktır. Bu dönemde görülen ağrı ve yanmaların asıl nedeni rahmin ağırlık ve hacmindeki büyüme ve gebelikte artan bazı hormonlardır.

1. sırt ağrısı

gebelikte artan bazı hormonların (relaksin) etkisiyle bütün eklemlerde, bilhassa kalça eklemlerinde gevşeme ve ayrılmalar oluşur. bu dönemde rahim ağırlığı da çoğalır ve ağırlık merkezinin yeri değişerek zaman geçtikçe ve farkında olmadan gebenin duruş ve yürüme biçimi değişir. ağırlık merkezinin değişmesine bağlı olan farklılıkları karşılamak için yapılan duruş farklılıkları, bazı kaslara normalden daha fazla yük binmesi neticesi sırt ağrılarına sebep olur. sırt ağrısına neden olan bir başka faktör ise; Devamını Oku »

Adet kanaması ortalama 13 yaşından menapoza kadar her kadının yaşadığı doğal bir olaydır.Gebe kalamayan kadın rahminin içindeki doku(endometrium) her ay dökülerek yenilenir.
Bu dökülme sırasında açılan damarlardan kan, ölü hücreler ve endometriumdan salınan bazı maddeler kanla birlikte, pıhtısız koyu renk ve kıvamda bir karışım olarak vajinadan dışarı atılır. Bu görünümden ve özel kokusundan dolayı halk arasında yaygın olarak “pis” veya “kirli” kan olarak adlandırılsa da bu doğru olmayıp, adet kanı mikropsuz ve özel bir kandır.

Genel olarak 3-5 gün sürerse de 1 ila 8 gün sürmesi normal olarak kabul edilir.Ortalama miktarı 30 ml (yarım çay bardağı ) kadar olmakla beraber damlama tarzında kanamadan 80 ml’ye (bir çay bardağından biraz fazla) kadar varan miktarlarda olabilir.

Adet dönemi ile ilgili bilgiler genel olarak bir önceki kuşaktan edinilmektedir. Son derece sıradan bir biyolojik olay olarak görülse de Devamını Oku »